Filenin Sultanları 2026: Milletler Ligi zaferinden Avrupa yolculuğuna
Milli Takım

Filenin Sultanları 2026: Milletler Ligi zaferinden Avrupa yolculuğuna

Türk voleybolunun son yıllarda oturduğu yeri düşününce, 2026’nın Filenin Sultanları için bir olgunluk sezonu olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bir taraftan büyük kupaların rutin bir şekilde konuşulduğu bir takımdan bahsediyoruz, diğer taraftan hâlâ tek bir madalyanın peşinden koşarken gözyaşı döken bir kadrodan. İşte tam da bu ikili his, ay-yıldızlıların bu yılını özetliyor. Gelin sezonu baştan sona, sıcak haber tonunu kaybetmeden değerlendirelim.

Milletler Ligi’nde ikinci kez zirve

Sezonun en somut kazanımı hiç tartışmasız Milletler Ligi (VNL) şampiyonluğu oldu. Çin’in Macao kentinde oynanan finalde Türkiye, Brezilya karşısında 3-1’lik bir skorla masaya yumruğunu vurdu. Setlerin çekişmeli geçtiği, özellikle ikinci ve üçüncü setlerin son sayıya kadar nefes kestiği bir maçtı. Melissa Vargas’ın tek başına 33 sayı bulduğu bu final, aslında takımın hücum gücünün geldiği noktayı da gösterdi.

Bu zafer, Filenin Sultanları’nın VNL tarihindeki ikinci şampiyonluğuydu. İlkini 2023’te kaldıran ekip, aradan geçen sürede kadro derinliği ve tecrübe anlamında ciddi yol katettiğini kanıtladı. Bir organizasyonu iki kez kazanmak, tek seferlik parlamanın ötesinde bir istikrar işaretidir ve tam da bu yüzden 2026 VNL kupası, vitrindeki diğerlerinden biraz daha ağır basıyor.

Santarelli dönemi ve süreklilik meselesi

2023’ten bu yana takımın başında olan İtalyan teknik direktör Daniele Santarelli, bu sezon da koltuğunu korudu ve başarı grafiğini yukarı taşımaya devam etti. Santarelli’nin Türkiye ile hikâyesi kısa sürede zengin bir madalya koleksiyonuna dönüştü: 2023 Avrupa şampiyonluğu, aynı yılın VNL kupası, 2025 Dünya Şampiyonası gümüşü ve şimdi de 2026 VNL zaferi.

Santarelli’nin en belirgin katkısı, yıldız oyunculardan kurulu bir kadroyu tek bir kimlik altında birleştirmesi oldu. Servis baskısı, blok organizasyonu ve savunmadan hızlı çıkış üzerine kurulu oyun anlayışı, takımın rakip fark etmeksizin aynı disiplinle sahaya çıkmasını sağlıyor. Bir teknik direktörü değerli kılan şey çoğu zaman tek bir maç değil, oluşturduğu süreklilik oluyor. Bu anlamda Santarelli, Türk voleybolunda bir dönem açtı diyebiliriz.

2025’in acı tatlı mirası

2026’yı doğru okumak için bir yıl geriye, 2025 Dünya Şampiyonası’na bakmak gerekiyor. Filenin Sultanları o turnuvada tarihinde ilk kez finale yükseldi ve İtalya karşısında beş sete giden destansı bir mücadelenin ardından 3-2 kaybederek gümüş madalyayla yetindi. Vargas’ın yine 33 sayı bulduğu o final, hem takımın dünya çapında bir güç olduğunu tescilledi hem de altın madalyanın hâlâ ele geçmediği eksikliğini hatırlattı.

İşte bu tablo, 2026 VNL zaferini daha da anlamlı kılıyor. Bir yıl önce finalde yaşanan hayal kırıklığı, bu sezon büyük bir kupayla telafi edildi. Ama takımın asıl açlığının, hâlâ kazanılamayan o zirve başarıları olduğunu görmek zor değil.

Yıldızlar tablosu: Kim var, kim yok?

Takımın hücumdaki lokomotifi tartışmasız Melissa Vargas. Hem sayı üretiminde hem de kritik anlarda topu isteyen karakteriyle, Sultanların en güvendiği isim konumunda. Onun yanında pas organizasyonunda Cansu Özbay ve Elif Şahin, kanatta İlkin Aydın ve Hande Baladın gibi tecrübeli oyuncular kadronun bel kemiğini oluşturuyor.

Öte yandan sezona bir eksikle girildiğini de not etmek lazım. Takımın yıldız isimlerinden Ebrar Karakurt, sakatlığı ve tedavi süreci nedeniyle önemli turnuvalarda forma giyemedi. Onun yokluğu, hem hücum çeşitliliği hem de sahadaki enerji anlamında hissedilen bir boşluk yarattı. Buna rağmen kadronun derinliği, bu tür eksiklerin üstesinden gelinebilecek düzeyde. Genç oyuncuların rotasyona dahil edilmesi de geleceğe dair umut veriyor.

Avrupa Şampiyonası ve önümüzdeki hedefler

Sezonun bir diğer büyük durağı, Türkiye’nin de ev sahiplerinden biri olduğu 2026 Avrupa Şampiyonası oldu. Son Avrupa şampiyonu sıfatıyla parkeye çıkan ay-yıldızlılar, grup aşamasına güçlü bir giriş yaptı. Letonya, Slovenya, Macaristan ve Almanya karşısında alınan galibiyetlerin ardından Polonya’ya 3-2 kaybedilen maç, grubu ikinci sırada tamamlamayı beraberinde getirdi. Yine de dört galibiyetle son 16 turuna yükselen takım, yoluna Azerbaycan karşısında devam etme hakkı kazandı.

Bu noktadan sonra önümüzdeki hedefler net: Avrupa’daki tahtı korumak ve eleme maçlarında ritmi yeniden yukarı çekmek. Polonya yenilgisi bir alarm zili olmaktan çok, uzun bir sezonun getirdiği yorgunluğun işareti olarak okunabilir. Asıl kritik olan, turnuvanın son turlarında takımın en iyi versiyonuyla sahada olması.

Toparlamak gerekirse, Filenin Sultanları 2026’yı bir kupayla, bir ev sahipliğiyle ve hâlâ süren büyük hedeflerle geçiriyor. Milletler Ligi zaferi cebe kondu, Avrupa’da mücadele devam ediyor ve takımın gözü çoktan gelecekteki büyük organizasyonlara çevrildi. Bu kadro, artık sadece kupa kazanmayı değil, kazanmaya devam etmeyi konuşuyor. Türk voleybolu için bundan daha güzel bir cümle kurmak zor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir.