Türk kadın voleybolu için yeni bir perde açılıyor. Geride bıraktığımız sezonu VakıfBank, Fenerbahçe Medicana ile oynadığı nefes kesen final serisini beşinci maçta koparıp 14. şampiyonluğuyla kapatmıştı. Şimdi herkesin aklında aynı soru var: Giovanni Guidetti yönetimindeki sarı-siyahlılar tahtını koruyacak mı, yoksa takipçiler bu kez arayı kapatıp Sultanlar Ligi’ni yeniden çekişmeli bir yarışa mı çevirecek? İşte 2026-27 sezonuna girerken güç dengesine dair notlar.
Zirvedeki VakıfBank: Favori ama Tek Başına Değil
Sezona en net favori olarak VakıfBank giriyor. Geçen yıl hem ligde hem play-off’ta gösterdiği istikrar, takımın omurgasını büyük ölçüde koruyarak yola devam etmesi ve Guidetti’nin oturmuş sistemi, İstanbul ekibini kağıt üzerinde bir adım öne taşıyor. VakıfBank kadrosunun büyük bölümünü elinde tutup üzerine hedefli takviyeler yapmayı tercih etti; bu da uyum sorununu en aza indiren, riski düşük bir yol.
Ancak favorilik rahatlık anlamına gelmiyor. Sultanlar Ligi’nin doğası gereği bir maçlık kopuşlar bile seriyi tersine çevirebiliyor. Geçen sezonun finali tam da bunu gösterdi: seri 3-2’ye kadar gitti ve şampiyonluk son sete kadar tartışıldı. Dolayısıyla VakıfBank favori, fakat farkı açık bir favori değil.
VakıfBank açısından asıl sınav, çift kulvarda oynanan yoğun takvim olacak. Şampiyonlar Ligi maçlarının araya girdiği haftalarda rotasyonu doğru kullanmak, sezonun kritik detayı. Guidetti’nin kadro derinliğini nasıl yöneteceği, ligin son bölümünde takımın ne kadar taze kalacağını belirleyecek. Geçmiş sezonlar gösterdi ki İstanbul ekibinin gerçek gücü, ağır fikstürün yorgunluğuna rağmen play-off’a en fit giren takım olabilmesinde saklı.
Fenerbahçe’nin Rövanş İştahı
Geçen sezonu finalde kaybeden Fenerbahçe Medicana, bu yaz kadrosunda ciddi bir yenilenmeye gitti. Sarı-lacivertliler; Aslı Kalaç, Agnieszka Korneluk, Bojana Milenković, Dicle Nur Babat, Fatma Beyaz, Sude Hacımustafaoğlu ve Yaasmeen Bedart-Ghani ile yollarını ayırdı. Bu kadar geniş bir çıkış listesi, aslında hem bir risk hem de bilinçli bir tercih: Marcello Abbondanza’nın elinde yeniden şekillenen bir takım olacak.
Fenerbahçe’nin en büyük kozu motivasyon. Üst üste finaller oynayıp kupaya en yakın duran, ama son adımı atamayan bir takımın iştahı küçümsenmemeli. Yeni transferlerin ne kadar çabuk kaynaşacağı, sezonun ilk haftalarında Fenerbahçe’nin gerçek seviyesini belirleyecek. Uyum yerine oturursa, şampiyonluk yarışının en ciddi adayı yine onlar.
Takipçiler: Eczacıbaşı, Türk Hava Yolları ve Galatasaray
Zirve ikilisinin hemen ardında üç güçlü kulüp var ve bu üçü sezonu tek başına açık ara ilk ikiye bırakmaya niyetli değil.
- Eczacıbaşı Dynavit: İstanbul’un köklü ekibi, kadrosunu güçlendirme konusunda yine iddialıydı. Fenerbahçe’den ayrılan Aslı Kalaç’ı bünyesine katması, hem rakibini zayıflatan hem kendini güçlendiren tipik bir hamle oldu. Eczacıbaşı, doğru diziliş bulursa ilk iki için ciddi baskı kurabilir.
- Türk Hava Yolları: Son yılların istikrarlı yükseleni. Genç yeteneklerle deneyimi harmanlayan yapısıyla üst sıraların baş belası olmayı sürdürüyor. Büyüklere karşı puan koparma kapasitesi, ligin genel dengesini etkileyecek.
- Galatasaray Daikin: Sarı-kırmızılılar için hedef, ilk dörde tutunup play-off’ta sürpriz yapabilecek bir kadro kurmak. İstikrar yakalarlarsa üst sıralar için rahatsız edici bir rakip olabilirler.
Bu üç takımın ortak hedefi belli: ilk iki ile aradaki farkı elden geldiğince kapatmak ve play-off eşleşmelerinde büyüklerin karşısına dezavantajlı çıkmamak. Sultanlar Ligi’nde ilk dört sıra için verilen mücadele, çoğu sezon şampiyonluk yarışının kendisi kadar heyecanlı geçiyor. Bu yıl da farklı olmayacak gibi görünüyor.
Ligin ilk haftası da eşleşmeler açısından tablonun nabzını verecek. VakıfBank’ın Beşiktaş, Fenerbahçe Medicana’nın ise deplasman mücadelesiyle sezona başlaması, büyüklerin daha ilk haftadan ritim bulmak isteyeceğini gösteriyor. Öte yandan orta sıra takımları da küçümsenmemeli; geçmiş sezonlarda büyüklerden puan koparan sürpriz sonuçlar, ligin çekiciliğini artıran unsurların başında geliyor.
Avrupa Cephesi ve Milli Takım Rüzgarı
Sultanlar Ligi yalnızca içeride değil, Avrupa’da da Türkiye’nin gücünü belirliyor. VakıfBank ve Fenerbahçe, ülkemizi CEV Şampiyonlar Ligi’nde temsil etme hakkını elde etti. Bu, sezonun büyük bölümünde çift kulvarda yorucu bir maraton anlamına geliyor ve özellikle kadro derinliği olan takımların lehine bir tablo çiziyor.
Bir de zeminde milli takım rüzgarı var. Daniele Santarelli yönetimindeki Filenin Sultanları, 2026 Milletler Ligi’nde finalde Brezilya’yı devirerek şampiyon oldu ve gözünü İstanbul’da oynanan Avrupa Şampiyonası’na çevirdi. Milli takımdaki bu özgüven, kulüplere de yansıyacak; formda dönen oyuncular, sezona yüksek moralle başlayacak.
Peki Sonuç?
Kağıt üzerinde VakıfBank favori, Fenerbahçe en yakın takipçi, Eczacıbaşı ve Türk Hava Yolları ise dengeyi bozabilecek güçte. Ama bu ligde şampiyonluk kağıtla değil, Mart-Nisan aylarındaki play-off gerilimiyle belli oluyor. Yeni transferlerin uyumu, sakatlıklar ve Avrupa yorgunluğu, favori sıralamasını sezon boyunca defalarca değiştirebilir. Kesin olan tek şey şu: 2026-27 Sultanlar Ligi, en az geçen sezon kadar çekişmeli geçecek ve son söz büyük ihtimalle yine bir final serisinin beşinci maçında söylenecek.