VakıfBank yeni sezona lider kimliğiyle giriyor: Kadro, yıldızlar ve Avrupa iddiası
Sultanlar Ligi

VakıfBank yeni sezona lider kimliğiyle giriyor: Kadro, yıldızlar ve Avrupa iddiası

Türk kadın voleybolunda son on yılın en istikrarlı gücü kim diye sorsanız, alacağınız cevap büyük olasılıkla değişmez: VakıfBank. Geçtiğimiz sezon İstanbul ekibi hem sahada hem de kupa dolabında bunu bir kez daha kanıtladı. Sultanlar Ligi’nde şampiyonluğu göğüsleyen turuncu-siyahlılar, Avrupa’nın en prestijli kulüp turnuvası CEV Şampiyonlar Ligi’nde de zirveye çıkarak sezonu adeta bir tarih dersine çevirdi. Şimdi ise gözler yeni sezonda. Peki VakıfBank bu tabloyu nasıl koruyacak, kadrosunda kimler var ve Avrupa’da hedef yine en yüksek basamak mı?

Geçen sezonun bilançosu: Çift kupalı bir yıl

VakıfBank’ın 2025-2026 sezonu, taraftarının uzun süre unutmayacağı türden geçti. Sultanlar Ligi finalinde Fenerbahçe Medicana’yı beşinci maça giden çekişmeli bir seride 3-1’lik skorla geçen İstanbul temsilcisi, kulüp tarihindeki lig şampiyonluklarına bir yenisini daha ekledi. Bu, ekibin son 13 sezondaki 9. lig zaferi anlamına geliyordu ve VakıfBank’ın Türkiye’deki hakimiyetinin hâlâ sürdüğünün en net göstergesiydi.

Avrupa cephesinde ise iş daha da tatlıydı. CEV Şampiyonlar Ligi finalinde bir başka Türk devi Eczacıbaşı ile karşı karşıya gelen VakıfBank, rakibini 3-1 yenerek kıtanın en büyüğü olmayı başardı. Bu sonuçla İstanbul ekibi Şampiyonlar Ligi kupasını 7. kez kaldıran, Avrupa’nın en köklü kulüplerinden biri konumunu pekiştirdi. Finalde Marina Markova ve Tijana Boskovic’in sayı yükü taşıması, Zehra Güneş’in ise fileden verdiği katkı, takımın hem hücumda hem savunmada ne kadar dengeli olduğunu ortaya koydu. Kısacası VakıfBank, hem lig maratonunu hem de Avrupa’nın kesintisiz temposunu aynı sezonda kaldırabilen nadir takımlardan biri olduğunu bir kez daha gösterdi.

Kadroda süreklilik: Yıldızlar yerinde kalıyor

Şampiyon bir takımı dağıtmamak, çoğu zaman en akıllı transfer stratejisidir. VakıfBank da tam olarak bunu yaptı. Kulüp, yeni sezon öncesi kadrosunun büyük bölümüyle yola devam edeceğini açıkladı ve iskeleti neredeyse hiç bozmadı. Bu süreklilik, hem oyun anlayışının korunması hem de takım içi uyumun sürmesi açısından İstanbul ekibine ciddi bir avantaj sağlıyor.

Yeni sezonda formasını koruyan öne çıkan isimler şöyle sıralanabilir:

  • Zehra Güneş: Takım kaptanı ve orta oyuncu. Hem milli takımın hem de kulübün en önemli sütunlarından biri, fileüstü mücadelede Avrupa’nın en iyilerinden.
  • Tijana Boskovic: Sırp yıldız, pasör çaprazı mevkiinde takımın en büyük hücum silahı. Geçen sezon Avrupa’da gösterdiği performansla en değerli oyuncu tartışmalarının merkezindeydi.
  • Cansu Özbay: Oyunu kuran pasör. Takımın ritmini belirleyen, tecrübesiyle sahada âdeta bir antrenör gibi çalışan isim.
  • Helena Cazaute ve Marina Markova: Smaç hattında hız ve güç sağlayan, hem savunmada hem hücumda üreten kanat oyuncuları.
  • Katarina Dangubic, Berka Buse Özden, Deniz Uyanık: Rotasyon derinliğini sağlayan, uzun ve yorucu bir sezonda yükü paylaşacak isimler.

Libero hattında Aleksandra Jegdic ve Aylin Sarıoğlu Acar’ın devam etmesi, savunma organizasyonunun da aynı kalacağını gösteriyor. Ayrıca altyapıdan yetişen ve milli takım kadrosunda da yer bulan genç Aylin Uysalcan’ın A takım kadrosuna dahil edilmesi, kulübün geleceğe dönük planlamasının da ihmal edilmediğinin işareti.

Guidetti dokunuşu ve tecrübenin gücü

VakıfBank denince akla yalnızca yıldız oyuncular değil, teknik direktör Giovanni Guidetti de geliyor. Uzun yıllardır takımın başında bulunan İtalyan çalıştırıcı, kulüple çok sayıda kupa kazandı ve İstanbul ekibinin oyun kimliğini şekillendiren isim oldu. Guidetti’nin süren varlığı, kadro sürekliliğiyle birleştiğinde ortaya oturmuş, birbirini gözü kapalı tanıyan bir takım çıkıyor. Voleybol gibi uyumun ve otomatizmlerin belirleyici olduğu bir branşta bu, altın değerinde bir avantaj.

Tecrübe konusu da burada devreye giriyor. Boskovic, Zehra Güneş ve Özbay gibi isimlerin hem kulüp hem de milli takım düzeyinde büyük finaller oynamış olması, kritik anlarda soğukkanlılığı beraberinde getiriyor. Sultanlar Ligi’nin giderek zorlaştığı, Fenerbahçe ve Eczacıbaşı gibi rakiplerin de kadrolarını güçlendirdiği bir dönemde bu tecrübe farkı, uzun sezonun sonunda tabloyu belirleyebilir.

Yeni sezonun hedefleri: Yine iki cephede zirve

VakıfBank’ın hedefini tahmin etmek zor değil, çünkü kulübün alışkanlıkları bellidir: hem içeride hem dışarıda en yüksek basamak. Sultanlar Ligi’nde şampiyonluğu geri kazanmak ve Avrupa’da elindeki kupayı korumak, sezonun iki ana başlığı olacak. Özellikle Şampiyonlar Ligi, İstanbul ekibi için artık bir gelenek meselesi. Kadrosunu koruyan, teknik direktörüyle uyumu tam olan ve tecrübeli isimlerle dolu bir takım için bu hedefler fazlasıyla gerçekçi görünüyor.

Elbette voleybol sahada oynanıyor ve rakipler de boş durmuyor. Ancak elimizdeki tabloya bakınca şunu söylemek yanlış olmaz: VakıfBank yeni sezona yine favorilerin en önünde, kaybedecek çok az, kanıtlayacak ise hâlâ çok şeyi olan bir takım olarak giriyor. Taraftar için bu, bir kez daha kupalarla dolu bir yılın habercisi olabilir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayımlanmayacak. Zorunlu alanlar işaretlenmiştir.